Çilek ile Dilek

Dilek kedileri çok severdi. Kedilerin yumuşak tüylerine dokunmaktan çok hoşlanır, çenelerinin altlarını, yanak tüylerini, başlarını parmakları ile yavaş yavaş okşardı.

Uzak kentte, Ankara’da yaşayan Nuray ablası, Dilek’e söz vermişti. Dilek’in yaşadığı İstanbul’a geldiğinde kendisine bembeyaz bir Ankara kedisi hediye getirecekti.

O gün Nuray ablası, kedi taşıma çantası ile getirdiği kediyi , Dilek’e hediye etmişti. Adını Çilek koymuşlardı.

Çilek ipeksi, uzun ve beyaz tüyleri, gök mavisi gözleri ile yavru kediydi. Bir kaç günde, evde açılmamış dolap, tırmalanmamış koltuk bırakmamıştı. Dilek’e çok bağlanmış, birlikte oyunlar oynamaya çok meraklıydı.

Sudan hoşlanmayan Ankara Kedileri, sudan hoşlanan Van kedilerinden farklıdır. Çilek de tüylerini, partilerini yalayarak temizliğini yapıyor, mis gibi kokuyordu.

Çilek ile Dilek birbirlerine sevgiyle sarılıyor, öğlen vakti birlikte uyuyorlardı. Geceleri de aynı yatağı paylaşıyorlardı.

Nuray ablası bir gün Dilek’i oyun bahçesine götürdü. Dilek oyun bahçesinde, arkadaşları ile oyunlar oynadı, güldü, eğlendi, yoruldu. Nuray ablası ile birlikte eve döndüler.

Annesi Dilek’in elbiselerini çıkardı, elini yüzünü sabunlu suyla pakladı ve temiz elbiseler giydirdi.

Her zaman Dilek’i kapıda karşılayan Çilek ortalıkta yoktu. Dilek annesine Çilek’in nerede olduğunu sordu. Annesi de farkında değildi. Ev işlerine dalmış, Çilek ile ilgilenmemişti.

Dilek, annesi, Nuray ablası, birlikte evin içinde, merakla, heyecanla Çilek’e seslendiler. Çilek ortalıkta yoktu. Balkondan aşağı baktılar, yok , aşağı düşmemişti. Bütün odaları seslenerek dolaştılar.

Dilek ağlamaya başlamıştı.

– Çilek nerede? Çilek’i çok seviyorum. Anneciğim Çilek’i çok özledim.

Annesi ve Nuray ablası, endişeli yüzlerle hem Çilek’i evin içinde arıyorlar hem de Dilek’i teskin ediyorlardı.

Nuray ablası, Dilek’i, gözyaşlarını yıkamak için banyoya götürdü. Bir tıkırtı duydular. Miyav sesi çok uzaklardan geliyor, gibiydi. Bu Çilek’in sesiydi. Banyonun kıyısına köşesine baktılar.

Çilek’i, çamaşır makinesinin camında gördüler. Patileri ile camı tırmalıyor ve miyavlıyordu. Hemen camlı kapağı açtılar. Çilek yere atladı ve uzun uzun gerindi.

Uyumak için çamaşır makinesinin içine giren Çilek, makinenin kapağı kapanınca içeride mahsur kalmıştı.

Ankara kedileri, öğretilirse, susadığı zaman musluk açabilir, kapalı dolapları, kapıları açabilir yetenekte olurlar.

Çilek’in bulunması evde sevinçle karşılandı. Annesi , Nuray ablası ve Dilek, Çilek ile birlikte bu buluşmayı kutladılar.Dilek annesinin pişirdiğı börekleri sütle birlikte , afiyetle yedi, karnını doyurdu. Çilek de ödül yemini iştahla yedi. Birlikte öğlen uykusuna yattılar.

22.01.2026 İstanbul

6-8 yaş masal.

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı Masallar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın