Hán Yù ( 768-824) – Dağ Kayaları

Dağ kayaları engebeli ve yol dar; alacakaranlıkta, yarasalar uçuşurken tapınağa varıyorum.

Salona çıkıp basamaklara oturdum, yağmur sağanak gibi yağıyordu; muz yaprakları büyük, gardenyalar dolgun.

Keşiş, Buda’nın eski duvar resimlerinin güzel olduğunu söylüyor, ama ateş ışığında çok az şey görebiliyorum.

Yatağımı hazırladılar, pilav ve çorba pişirdiler. Yemekler basitti ama aç karnımı doyurmaya yetti.

Gecenin derinliklerinde, sessizce yatıyorum, tüm böcekler sessiz; berrak ay tepenin üzerinden yükseliyor, ışığı kapıdan içeri giriyor.

Şafak sökerken yalnız gidiyorum, yol yok; sisli pusun içinde kaybolmuş bir şekilde, yüksek ve alçak yerlerde dolaşıyorum.

Dağlar kırmızı, dereler zümrüt yeşili, renk cümbüşü; arada sırada her biri on karış çapında çam ve meşe ağaçları görüyorum.

Yalınayak dere taşlarına basıyorum; su hızla akıyor, rüzgar elbiselerimi uçuruyor.

Böyle bir hayat gerçekten çok güzel; neden başkalarının kısıtlamalarına bağlı kalmalıyım?

Ah, sevgili iki ya da üç can dostum, yaşlılığımızda neden eve dönmeyelim ki?

Türkçeye: Çetin Bayramoğlu

19.01.2026 İstanbul

###

韩愈 – 山石

山石荦确行径微,黄昏到寺蝙蝠飞.

升堂坐阶新雨足,芭蕉叶大栀子肥.

僧言古壁佛画好,以火来照所见稀.

铺床拂席置羹饭,疏粝亦足饱我饥.

夜深静卧百虫绝,清月出岭光入扉.

天明独去无道路,出入高下穷烟霏.

山红涧碧纷烂漫,时见松枥皆十围.

当流赤足踏涧石,水声激激风吹衣.

人生如此自可乐,岂必局束为人鞿.

嗟哉吾党二三子,安得至老不更归.

###

Notlar :

1) Dağ Kayaları ” Üç Yüz Tang Şiiri ” ( 唐诗三百首) arasında yer almaktadır. Dağ Kayaları başlığını taşımasına rağmen, dağlar ve kayalar hakkında bir şiir değil, şiirsel biçimde bir seyahat günlüğüdür. Şiirin ana teması “Hayat çok neşeli; neden insan dünyevi kısıtlamalarla sınırlı kalmalıdır?”

Kelimeler:

荦确 (luò què):Dağdaki kayaların engebeli görünümünü ifade eder.

行径 (xíng jìng):İzlenecek yol.

微 (wēi):Dar.

置: sağlamak.

羹 (gēng): sebze çorbası. Burada genel olarak sebzelere atıfta bulunulmaktadır.

疏粝 (lì): iri pirinç. Şiirde, basit yiyecekler.

霏: sis ve pus.

穷烟霏: tüm sisli, pusla kaplı dağ yollarını geçmiş olmak.

纷(fēn): Bol ve gelişen.

烂漫(làn màn): Işıltılı ve göz kamaştırıcı.

枥 (lì): “栎” ile aynı anlama gelir, yaprak döken ağaç.

十围 (shí wéi): Son derece kalın bir ağaç gövdesini tanımlar.

围 (wéi), iki elin çevreleyebileceği ağaç gövdesinin çevresidir.

局束: kısıtlanmış, özgür olmayan anlamına gelir.

鞿 (jī): at dizginleri. Burada fiil olarak kullanıldığında, mecazi olarak başkaları tarafından kontrol edilmek veya bağlanmak anlamına gelir.

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı Çeviri içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın