Çinli Şair Li Bai ( 701-762) – Dağlarda Yaz

Zarif hareketlerle beyaz tüylü yelpazeyi sallıyor,

Çıplak bağrını yeşil vadiye karşı açıyor .

Başındaki eşerbı kayalığa bağlıyor,

Çam kokusunu koklarken başını açıyor.

Türkçeye : Çetin Bayramoğlu

#######

李 白 – 夏日山中

懒摇白羽扇,裸袒青林中。

脱巾挂石壁,露顶洒松风

Çeviri içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Hiç

Bilinmeyenden geldim, neden? Bilmiyorum, hiç

Tuhaf insanım, gece gündüz sesleniyorum, hiç

Soruyorlar ki nereden geldin? Nereye gidersin?

Bakıyorum yüzlerine, cevabım, koca bir hiç!

06.09.1979 İstanbul

Felsefi şiirler içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Mutluluk ve Anı yaşamak

“Yoldayken sadece yetişmeyi düşünmeyin,
Anı yaşayarak mutluluğu elde etmeye çalışın…” Nuray

Sevgili Nuray anı yaşamanın bir yetenek, bir istek, bir birikim , sabır işi olduğunu düşünüyorum. Tadını almak , hayat yolunda , bir çeşme başında durup, doya doya pınar suyunu içmek gibi.

Anı yaşarken, anın farkında olmak, geçmişteki anlardan farkını hissetmek, farklı olmasını sağlamak , harcanan emeğin sonucudur. Farkındalığın farkına varmamıza Engel, günlük koşuşturmaları özelimizden yeterince yalıtamamamız ve onun esiri olmamız.

Anlar, zaman içinde bir zincir olur , anılar bir hayat olur, bir hayat dünden geleceğe bir köprü olur, sevdiklerimizle birlikte, sevdiklerimize bıraktığımız bir miras olur. Bize kalan ise , bizde yarattığı hoş duygular, bize yaşattığı mutluluktur.

Anılar, güler yüzlü anılar, gözyaşlarına boğulan anılar, aylar, haftalar, yıllar boyu anların koşturduğu, varlığımızın rengarenk can bulduğu hayatımız.

Anılarla dopdolu, anların şen şakrak çocuklar gibi anılarımızda koşturduğu yaşamımızın olması dileğiyle…

Kendine iyi bak.

İstanbul’dan Beijing’e kucak dolusu selam ve sevgiler.

4 Eylül 2025 İstanbul

Deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dost ve Ayna

“İyi dost , ayna gibi…” Nuray

Bir insanın dostluğunu kazanmak bazen çetin bir uğraş gerektirir.Bazı dostlar için, kılı kırk yararız, onları diğer dostlardan ayırırız.

Kazandığımız her iyi dost, hayata açılan yeni bir pencere gibidir. Kimi dost, diğer dostlardan farklıdır bunu zaman içinde fark ederiz.

Dünyamızı aydınlatır, geniş ufuklara bakmamızı, bakış açımızı genişletmemizi sağlar. Uyarır, destekler, önemser, derdimizi dert edinir.

Hayattan, insanlardan el ayak çekmek istediğimizde, insanlar arasında kendimizi yalnız hissettiğimizde , aradığımız can yoldaşı , dostumuz olur.

Dostluklar eskidikçe değerlenir . Antikacılar eski aynalara yüksek değer biçer. Sırı yer yer dökülmüş, sararmış ayna karşısında hayatla olan ilişkimizde daha bir gerçekçi tavır alırız, yapmacık davranışlardan uzak dururuz zira yıllanmış aynanın kül yutmayacağını biliriz.

“Aynalar yalan söylemez ” derler, iyi dostlar da söylemez. Yalan söylemeyen iyi dostlara sıkı sıkı sarılmak, ellerini bırakmamak gerektiğini düşünüyorum.

6 Eylül 2025 İstanbul

Deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yoksul Çoban Niulang ve Gök tanrısının kızı Zhinü’nün efsanesi

Yoksul Çoban sevdiği karısına kavuştuğunda
Biri kız biri erkek çocuklarının bayramı olacak
Gök tanrısı kızını sevgilisine bağışladığında
En çok sevinen derisini veren öküz olacak

Yılda bir de olsa kurulan Samanyolu köprüsüdür
Binlerce yıldır genç kızların ay ışığında dinlediği
Bu aşkı kutsayan saksağanların aşk türküsüdür
Dilerim kavuşur dünyada her seven ile sevdiceği

12.08.2020 Istanbul – Çin efsanesi

Çin efsaneleri içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Derin Yalnızlık

  • M. Amca telefon size, kızınız arıyor.

Pencereden bahçedeki hareketliliği gözleyen M. Sağaltım evinin küçük ve tek kişilik odasında derin yalnızlığını yaşamaktaydı. Odaya giren hemşireye sorgulayan gözlerle bakıyordu.

  • Kızınız A. hanım telefonda, ülkeye bugün giriş yapmış, şu an oteldeymiş. Sizinle görüşmek istiyor, buyurun.

M. Cep telefonunu aldı ve acemice tutarak konuşmaya başladı.

  • Ben M. Buyurun. Kimsiniz?
  • Baba ben, kızın A. Yeni geldim, otele yerleştim, yarın ziyaretine geleceğim, gelirken sana ne getireyim? Bir şey ister misin?
  • F. Sen misin? Evimize ne zaman geleceksin? Kızımız her gün seni soruyor.
  • Baba ben A. Kızın, beni tanımadın mı?

M. eşi F. yi bir kaç yıl önce kaybetmişti. Yurtdışında yaşayan kızının sesini her zaman eşinin sesine benzetirdi. Gerçi kızının sesi, eşinin saçları, gözleri, kızının dik yürüyüşü, özgüvenli ve cesurca bakışları tıpkı annesi, tıpkı kızıydı. Birbirine karışmış, kim kimin kokusunu, sesini, şarkı mırıldanmasini taklit ediyor, iyice karışmıştı. Tıpkı günler, günlere, haftalar haftalara, şarkılar hüzünlere, kuşlar bulutlara uçarak gözden kaybolduğu, beyninin içinde bulutlandığı gibi…

Hemşire hanım, araya girmek zorunda kaldı. Masada duran bir resmi göstererek,

  • M.Amca, telefondaki kızınız, bu resimdeki kızınız. Sizi ziyarete gelecek, gelirken bir şey getireyim mi? diye soruyor.
  • Öyle mi? Hoş gelsin, sefalar getirsin, bana yeter ama anasına soralım, bakalım o bir şey istiyor mu?

Telefonda hıçkırık sesi duyuluyordu. Odayı ise özlem kokusu kaplamış, Buram Buram kokuyordu. Adam, özlemi, karısının ve kızının kokusuyla hissediyor, kokluyordu. Birbirine karışmış kokular, birbirine karışmış özlemler, birbirine karışmış isimler. Karısının adı F. Miydi yoksa A. Mi? Beyninde isimler, yüzlerin karıştığı gibi karmakarışık olmuştu.

  • A. Hanım, babanız sütlacı çok sever, bilirsiniz, gelirken getirirseniz çok iyi olur. Onun dışında sadece sizi görmeye ihtiyacı var, yüzünüzü görmek, elinizi tutmak, saçınızı okşamak, onun için zamanı, anı yeniden derleyip toplamak gibi oluyor. Herşey yerli yerine oturuyor.
  • T. hemşire, çok teşekkürler. Yarın geç saat yarımda orada olacağım. Sabah mahkemem var, eşim sorun çıkarmayacağını,tek celsede boşanma işinin sonuçlanacağını söyledi.
  • A. Hanım hayırlısı ne ise o olsun, diyelim. İnşallah bundan sonrası sizin için daha hayırlı olur. Babanızın size ihtiyacı var. Yeter ki siz iyi olun.
  • T. Hemşire bundan sonra babamın yanında olacağım, hem annemin hem kızının sesi, kokusu, sevgisi olacağım. Herşeyi yerli yerine oturacağım. Babama, derin yalnızlığını bundan sonra yaşatmıyacağım. Keşke eşim bu konuda daha anlayışlı, desteği ile yanımda olsaydı.

M. tedirgin ve sorgu dolu yüz ifadesi ile hemşireye baktı.

  • M.Amca, kızınıza bir şey mi diyeceksiniz?
  • Kızım yarın gelsin, çok sevinirim ama kendisini nasıl tanıyacağım? Gelince kendisini bana tanıtmayı unutmasın, söyler misin kızıma .

T. Hemşire, M.Amcaya sımsıkı sarıldı, onu derin yalnızlığından çekip çıkarmaya çalıştı. Nafileydi, gücü yetmiyordu. Belki yarın kızı, gelip sımsıkı sarılır ve tutup çekip çıkarabilirdi. Allah’tan umut kesilmezdi. Sevginin gücü herşeye yeterdi

Öykü içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Çalma

Mevcut görselin alternatif metni yok. Dosya adı: f023.jpg

Ekmeğimi al, istersen
Canımı da al, dilersen
Gülüşünü sakın alma
Bu gülü benden çalma

01.07.2025 Beijing – İstanbul

Nuray – Çetin

Şiir dünyam içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Öldürüyorlar

Sığınaklar yapmışlar
Ölmüyorlar
Sığınaklardan çıkıp
Çocukları öldürüyorlar

Sığınaklara sığınıyorlar
Ölmüyorlar
Çıkıp çıkıp, durmaksızın
Kadınları, şairleri öldürüyorlar

Sığınaklarda kararlar alıyorlar
Ölmüyorlar
Kinle, nefretle, dehşetle
İnsanlığı ÖLDÜRÜYORLAR

27.06.2025 İstanbul

Politik şiirler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bileceksin

Mevcut görselin alternatif metni yok. Dosya adı: 077.jpg

Bölüşmeyi
Sevmeyi
Ve
Ölmeyi bileceksin!

Günümüzde Doğu,
Batıya bunu öğretiyor.
Öğretene kadar da
Ölmeye devam edeceğiz!

Bölüşmeyi
Sevip sevilmeyi
Adam gibi ölmeyi,
Ölerek öğreteceğiz .

Günü geldiğinde
Hepimiz, birlikte
Doğu, Batı
Kardeşçe yaşayacağız.

25.06.2025 İstanbul

Politik şiirler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Wang Wei – Bambu Köşkü 

Yapayalnızım bambu korusunda
Lut çalar, ıslık çalarım arada
Kimseler bilmez beni bu koruda
Yalnızlık yoldaşım, ayın altında

Wang Wei(699-761)

Çinceden Türkçeye : Nuray ve Çetin Bayramoğlu

Çeviri içinde yayınlandı | Yorum bırakın