ŞİİRLE DOLUYDUM

Bir göz değimi selamlayıp yoluna devam ettin.
Farkında mısın, yüreğime ok gibi değdiğinin?

Müthiş yağmura, rüzgarla savrulan damlalara
Teslim olduğum aşinadır, gözlerindeki oklara.

Hazırlıksız yakalandım;yaşamın getirdiklerine
Ki geleceğin belliydi; sevdalandım güzelliğine.

Bilirim; yaşamın getirdiklerine kırılmanın
Anlamsızlığını ve düş kırıklığına kapılmanın.

Gözleri okuyacak kadar deneyimliyimdir; okudum.
Sen mutluluğu arıyordun, bense şiirle doluydum.

Bir nefes alımı kucaklayıp yoluna devam ettin.
Farkında mısın, gecelerime sonsuza dek yerleştiğinin?

10.02.2012 İstanbul
15.06.2011 İstanbul

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

SENDİN

Köşe başında hanımeli çiçeği
Gelinliğini giymişti.
Eğildim , kokladım:
Sen koktun.

Balkonuma beyaz güvercin kondu.
Gözlerine , gözlerine baktım :
Sen baktın.

Dün aldığım lale soğanları
Bugün lalelerini açtı.
Dikkatlice baktım:
Açan sendin,
Sevdiceğim.

14.06.2011 İstanbul

Fotoğraf : İlhan Katkat – Kaçkar Lalesi

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ürkek ve Yaralı Ceylan

Yıllar, yıllar önce,
Delikanlığımın ilk sayfalarında,
Bir yaz başlangıcında rastladım O’na.
Sararmış taştan dede evinin toprak damında
Ürkek ve yaralı Ceylan’ıma.
Her sabah, ışıl ışıl gün doğanda,
Dede evinin gül kokulu avlusunda,
Ürkek ve yaralı Ceylan’ımı seyretmek
Yaşam sevincim oldu,bir anda.

Güneşe merhaba diyen ağaçlar,
Avluyu ve Ceylan’ımı koruyan asmalar,
Mahcup kanatlar çırpan güvercinler gibi
Yüreğim-yüreğim atan beni saklar
ve Ben; ürkek ve yaralı Ceylan’ımı,
Masum çocukluğumun sevdasını izler,
Geceleri düşlerime hapsederdim.

Güzelliğiyle ürkek ve yaralı Ceylan’ım
Düşlerimde taht kurmuş,
Kocaman ceylan gözlerinin ışığında
İlk gençliğimin heyecanlarını yaşar,
Gökyüzünde, yusuftutan kuşlar misali
Dede evinin üzerinde uçar, uçardım.

Suya hasret topraklarda Ceylan’ım için;
Gül yüzüne benzeyen güller yetiştirir,
Küçük mutluluklarla yetinen,
Sevgiye aç delikanlı yüreğimin
En korunaklı sevda köşelerinde
Onun için bülbüller beslerdim.

Deryalar misali duru güzelliği,
Uzun ince bacakları, kıvrak vücudu,
Alımlı bedeni ve ceylan ürkekliği
Gözlerimin içine tutsak olmuş;
Unutamaz, unutmak istemezdim.

Günler, günler boyunca ürkek ve yaralı
Ceylan’ımı izledim; yokluktan gelip
Kara yalnızlığa, başlık parası uğruna
Mahkum edilen masum güzelliğini.

Kendisini tutsak eden evin damında
Sevmemenin, sevilmemenin yalnızlığını
Kendi yalnızlığı ile paylaşırdı.
ve Ben, taş kalpli duvarların ardında,
Gül kokularını kendime siper edip
Ürkek ve yaralı Ceylan’ımı izlerdim.

Yalnızlığın dört duvar arasındaki zindanında,
Kopkoyu geceleri yaşamak zorunda bırakılan
Ürkek ve yaralı Ceylan’ım güneşe çıktığında
Uzaklara, suya hasret ovaya ,
Yaşamının ilk yıllarını paylaştığı,
Anasının, babasının ve kardeşlerinin yaşadığı
Arıkovanı evlere bakar ve onlara
Korkunç sessiz çığlıklarını yollardı.

Her ikimiz de ürkektik;
O yaralı ve yalnız ceylan,
Ben ise yaralı ceylanıma Mecnundum.
Ben bahçenin taş duvarları ardında,
O, bir tutam yaşamının sığınağında,
Bu mahcup kovalamacayı birlikte yaşadık.

Ta ki yüreklere ağıt düşüren
O elim olay yaşanıncaya dek.
O sabah, kaçak sevdamıza
Gözcülük eden kara üzüm asması boyun eğmiş,
Açan güller yapraklarını dökmüştü.
Taş avlu feryat figana durmuş,
Ürkek ve yaralı Ceylan’ım
Gidilip de dönülmeyen yolculuğa
Zamansız ve bensiz çıkmıştı.

Taş avluyu pembemsi kan bürümüş,
Ürkek ve yaralı Ceylan’ımın yarı açık gözleri
Yüreğime bir ok gibi saplanmıştı.
Minik ağzı, Ceylan’ımın kaderini damlatıyor ,
ve benim delikanlı gözyaşlarıma karışıyordu.
Ne Ceylan’ımın sesi çıkıyordu,
Ne de benim sesim soluğum yaşıyor.
Hıçkırıklarım gözyaşlarıma saklandı
ve Ben, ürkek delikanlılığımı,
O günden beri yüreğime hapsettim.

Yıllar, yıllar sonra,
İhtiyarlığımın son sayfalarını yaşadığım dönemde,
Hatırladım O’nu bir yaz başlangıcında.
Ve Yüreğimi sızlatan soruyu sordum kendime:
İntihar mı, yoksa kaza mı ?
Bir bilinmezdi, yaşandı ve kısa bitti.

Not: Şiiri yazarken, Mehmet Faraç’ın – Damdaki zarif yabancı
yazısından yararlandım.
Aydınlık gazetesi 04.06.2011

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

KARANLIĞIMSIN, ARADIĞIMSIN

097

Uçsuz bucaksız derinliklerde
Saklanan gizemli, karanlık yüzlüm.
Ben sevda, ben us, ben madde.
Sen, geçmişimdeki bilinmez gülüm.

Gücümün ayrılmaz diğer parçası,
Karanlık peçeli, bilinmez yoldaşım,
Maddeme yabancı, bilgime el kapısı,
Nazlı güzelim, mazideki karındaşım.

Hapset karanlığına, ışığımla beni.
Boşluğumdaki hayalet varlığım,
Neden kendinden itiyorsun beni?
Köşe kapmacalarınla bunaldığım.

Uzaklaşırken sonsuza, genişletiyorsun
Yaratılmış ilk günkü birlikteliğimizi.
Alın yazımızı tükenerek değiştiriyorsun,
Karanlık derinliğine hapsederek sevgimizi.

07.06.2011 İstanbul

Diğer şiirler içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

SEVDA ÇEŞİTLEMELERİ

(I)
Benzemez kimse sana.
Sen, sen olmazdın
Benzeseydi kimse sana.
Sen, sensin benim için
Benzemediğinden kimse sana.

(II)
Ah! O sevgi, o ıstırap
Çelişkilerin uyumlu çifti.
Deli ediyor deli, beni.
Sevgi yakar seni, beni.
Deli eder beni, o ıstırap.

(III)
Kalp kırmaktansa kalp kazanmak:
Yaşamımın gerçek manası budur.
Kalbi, kalble sevip sevip okşamak:
Sevdalarımın gerçek gıdası budur.

03.05.1999 İstanbul
04.06.2011 İstanbul

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

GÖZYAŞLARI

Renk renk olsa da gözler
Hep aynıdır, gözyaşları.
Kimi sevincinden ağlar
Akar gözyaşları, tatlı tatlı .
Kimi üzüntüdendir ağlaması.
Akar gözyaşları acı acı.

Sevdaları tatlı tatlı ağlatanlar;
Söz meclisten dışarı, alınmasınlar.
Sevdaları acı acı ağlatanlar;
Söz tetikte, yanıma yaklaşmasınlar.

04.06.1992 İstanbul
12.12.2011 İstanbul

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

SÖYLEYİN ONLARA…

b-f086

Martılardaki bu korku, nedendir acaba?
Sokak kedilerinin tedirginliği ya?
Güneş gizlenmiş perdelerin ardına.
Söyleyin, söyleyin onlara: Dokunmasınlar.

Sokaklarda dolaşan katil suratlar.
Karanlık köşelerde hain pusular.
Evlerde yaşatılan karanlık anılar.
Söyleyin, söyleyin onlara: Kararmasınlar.

Vicdanlar yerle bir, insanlık can veriyor
Zindanlar can alıp, ölüm tohumları ekiyor.
Kahpe politikalar gönül çiçekleri eziyor.
Söyleyin, söyleyin onlara: Alçalmasınlar.

04.06.2011 İstanbul

Politik şiirler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum

GÖNÜL KAPISI

029

Gece kuşları uğramaz oldu epeydir.
Gönül kapısı açılmaz oldu, nedendir?
Ay dolunay olmayalı, gece yolları
Yürünmez oldu, ızdıraplı yüreğimdir.

Kilidimi kırmayı gönlüm koymadı.
Gönül kapısından endamım sığmadı.
Heyhat! Yaşadığımı sanırdım,
Son demler yaralı, özüm özümü bulmadı.

04.06.2011 İstanbul

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum

AY PERİ!

Ay Peri (Oh! Fairy)
Şahitler önünde (Witnessed)
Söylüyorum ki
Baharda (in Spring)
Sevgiyle (with love)
Kalbimi kazanan
Güzelliğin sonsuza dek sürmez. (Your beauty won’t last forever)

Eller üzerinde ellerin (Hands over hands)
Gündüz (Morning) ve gece şahitlerim;
O gelmedi (She didn’t come)
ama
İnatkarlıkla (Persistence)
O’nu bekleyeceğim.

Aman avcı ( Oh! Hunter)
Zamana ayak uydurarak (Keeping up with love)
Ayırma sevgilileri.(Sweetheart)
Aşık ruh (Soul in love)
Elindeki fırsatları (Opportunities)
Altın yüzüğe (Golden ring)
Çevirmeğe ant içti.
Onunla birleşecek.

Gözler üzerinde gözlerin.
Gündoğumu (Sunrise) ve günbatımı şahitlerim.
Hata yapmamaya çalışıyorum. (Try not to make a mistake)
O gelmedi (She didn’t come)
ama
Ansızın (Suddenly)
O çıkıp gelecek.

28.05.2011 İstanbul

Not: Parantez içindekiler , Vagif Mustafazade’nin bazı eserlerinin ingilizce adlarıdır.

http://www.facebook.com/vagif.mustafazade?sk=info

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

DÜŞÜNCE

Duygularımı düşüncelere yatırmışım; seni bulmuşum.
Sözümü gecelere uzatmışım; seni duymuşum.
Işığınla yanıp tutuşan üreyim; seni dillendirir.
Kara gözlerin sevdamı düşüncelerimde yaşatır: Ay Kız!

Düşününce anlamışım ki seni özlemişim.
Gecelerce koynunda uyumayı düşlemişim.
Döneceğim, kucaklayacağım seni; özüm bilir.
Sözümü dalgalara salmışım;düşüncemi sevdalara: Ay Bakü!

28.05.2011 İstanbul

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın