Author Archives: Çetin Bayramoğlu
Emin Olsaydım…
Ben, ben olduğumdan emin olsaydım; Sana “gitme” demez miydim? Sen’sizliğin bu kadar yalnız ben’sizlik, Bu kadar yalnız sen’sizlik olduğunu bilseydim; Ben, ben olduğumu Sen gitmeden öğrenmez miydim? Şimdi sen, kim bilir hangi ben’desin? Seni, başka gönüllere terk eder miydim? Ben, … Okumaya devam et
DİRENİYORUM
Duvara asılı çerçeve içinde, Eski zaman resimlerinde Sararmış yüzlerde okunan Geçmiş ve bugün kopukluğu, ve Hayatın gerçeği, zorluğu Gece gündüz temize çekiyorum. Sözün bittiği yerde cebimdeki taşları Ulu ortaya bir bir saçıyorum. Belleğim direniyor, Vicdanım direniyor, ve Yüreğim direniyor. Belleğimin … Okumaya devam et
Ellerin
Ben senin aşkını İlk ellerinde hissettim. Tatlı sıcaklığına her dokunuşumda Aşkını ellerime hapsettim. Ellerin, Ah! O ellerin; Yoksa buna aşk mı demeli? Ellerin miydi yoksa gözlerin? Beni sana getiren. Ellerin ellerime değdiğinden beri Ansızın düşlerime girdin. Ellerin, Ah! O ellerin. … Okumaya devam et
ZANNETMESİNLER Kİ BİTTİ…
Daha tamamlanmamış bir devrimin Ezilmek istendiği puşt zulası kahpe günleri, Ne mutlu ki, devrimin önderleri İleri cephede, tereddüt etmeden, göğüsledi. Zannetmesinler ki bitti; bu türkü henüz bitmedi. Gençlik kitlesinin devrimci duygu ve Emelleri, toplumun aydınlık geleceğinin sesi. Zannetmesinler ki bitti; … Okumaya devam et
BİLMİYORUM
Sen aklıma düşünce, aklım yüreğime karışıyor. Gecem gündüzüme dönüyor, sen düşlerime girince. Elimden gelen; aklımla kalbime hükmetmek ve Elektronları titretip sana göndermek, sadece. Sevgim kalbini titretiyor mu? Bilmiyorum. Bahçemde çiçeklerim rengarenk güzellikler açıyor Seni sevdiğimi elektronlara yüklediğimde. Evimde kedim sere … Okumaya devam et
YAŞAMAK
Nefes almak değil; maharettir dolu dolu yaşamak. Beyninde çakan yıldırımların ardından, Ansızın yeryüzüne boşalan yağmurların Doğayı yeniden uyandırmasıdır,yaşamak. Cehaleti değil; özgürlüğü seçmektir yaşamak. Kazanılması gereken haklı bir savaştır. Silahların; aklın, vicdanın ve özgürlüğündür. Ürettiklerinle ben de varım demektir, yaşamak. Güneşi … Okumaya devam et
İSTANBUL’UN KUŞLARI
(yelkovan kuşları) Görkemli göç aylarında, yelkovan kuşları Marmara denizinde sürülerce balık avlar. Galata kulesinden Üsküdar’a değin Hazerfen Ahmet Çelebi’ye eşlik eder Çıgırtkan ve işgalci beyaz martılar. İstanbul’un bilgeleridir zeki kargalar. Sazlıklar dalga dalga dalgalanır rüzgarda , Sulakları şenlendirir leylek yuvaları, … Okumaya devam et
DİYORUM
Kalbini kırdım; biliyorum. İçimdeki çocuğu öldürdüm; kahroluyorum. Beni affetmeyeceksin; hissediyorum. Çocuğumu sonsuza dek kaybettim; özlüyorum. Son bir umutla “geri dönseniz” diyorum. 05.11.1999 İstanbul 10.05.2011 İstanbul
AY GÜZEL
Dolunay gecesinde mutluyuz, ay yüzlü sevdiğimle. Günler süren hasretimizi dindiren, duygularımızı sarmalayan, buselerimizi sunuyoruz birbirimize. Yol yorgunluğu okunuyor yüzünde, sarı sapsarı , ay yüzlü sevdiğimin. Ben telaşlı ve kaygılı; O şefkatli ve yatıştırıcı. “Birazdan toplarım kendimi” dediğinde binlerce yıldız beliriyor, … Okumaya devam et
DAYANIŞMA
Dayan dostum! Daya sırtını can bildiğin dostuna. Yalnızlık tutsakları gibi yas tutma. Emeğinle bilincini tazele, Sadece kendini düşünme. Bir kabus gibi karanlıklar çöker Başını dik tutmayı unutursan. Bir dostun gerçek ise, Diğer dostun bilimdir.Unutma! Dayan dostum! Yalnızlığa kendini kapatma. Yüreğindeki … Okumaya devam et