YAŞAMAK

Nefes almak değil; maharettir dolu dolu yaşamak.
Beyninde çakan yıldırımların ardından,
Ansızın yeryüzüne boşalan yağmurların
Doğayı yeniden uyandırmasıdır,yaşamak.

Cehaleti değil; özgürlüğü seçmektir yaşamak.
Kazanılması gereken haklı bir savaştır.
Silahların; aklın, vicdanın ve özgürlüğündür.
Ürettiklerinle ben de varım demektir, yaşamak.

Güneşi keşfettiğinde başlayan sanattır,yaşamak.
Araçların; yüreğin, bilincin ve bağımsızlığındır.
İhanetlerin ve zulmün tam ortasında
Şeyh Bedrettin’in farkında olmaktır, yaşamak.

Ciddiye alınacak bir uğraştır, yaşamak.
Sevdiğinle paylaştığın anılara yazılan,
Dostunla dertleştiğin gecelere kazınan.
Bilincinde ol yaşamanın yoksa boşunadır, yaşamak.

13.05.2011 İstanbul

Politik şiirler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

İSTANBUL’UN KUŞLARI


(yelkovan kuşları)

Görkemli göç aylarında, yelkovan kuşları
Marmara denizinde sürülerce balık avlar.
Galata kulesinden Üsküdar’a değin
Hazerfen Ahmet Çelebi’ye eşlik eder
Çıgırtkan ve işgalci beyaz martılar.
İstanbul’un bilgeleridir zeki kargalar.
Sazlıklar dalga dalga dalgalanır rüzgarda ,
Sulakları şenlendirir leylek yuvaları, ilkbaharda.
Bacalar , çatılar ve cami şerefeleri
Sonbahara dek konaklar, hacı leylekleri.
İstanbul kuşlarını bağırlarına basar
Süleymaniye camisinin güneşli ve
Rüzgarsız köşelerindeki kuş evleri.
Bülbül dert döker, serçe dert dinler.
Sultan Ahmet camisinin mümin avlusunda
Sevecenlikle ağırlanır ,İstanbul’un kuşları.


(sumru kuşları)

Eyüp Sultan camisinde sabah ezanları
Güvercin kanadında gelen günü karşılar.
Barış ve özgürlük sembolü güvercinler
Yeryüzünden gökyüzüne koruyucu melekler.
Kanat sesleri ve şarkıları ahenkle taşırlar
Eyüp Sultan camisi avlusunda ,İstanbul kuşları.
Kadıköy aşıkları dertleşir karabataklarla.
Çekmece gölü çevresi dolup dolup boşalır
Uzun kanatlı, çatal kuyruklu sumrularla.
Haliç denizi üzerinde uçan kuşlar
Hızla alçalıp yükselen küçük, narin kırlangıçlar.
Ya kumrular? Nerede utangaç çifte kumrular?
Bir başkadır, güleryüzlü İstanbul’un kuşları.

(karabatak kuşu)

10.05.2011 İstanbul

İstanbul şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

DİYORUM

Kalbini kırdım; biliyorum.
İçimdeki çocuğu öldürdüm; kahroluyorum.
Beni affetmeyeceksin; hissediyorum.
Çocuğumu sonsuza dek kaybettim; özlüyorum.

Son bir umutla “geri dönseniz” diyorum.

05.11.1999 İstanbul
10.05.2011 İstanbul

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

AY GÜZEL

f320

Dolunay gecesinde mutluyuz, ay yüzlü sevdiğimle.
Günler süren hasretimizi dindiren, duygularımızı
sarmalayan, buselerimizi sunuyoruz birbirimize.

Yol yorgunluğu okunuyor yüzünde,
sarı sapsarı , ay yüzlü sevdiğimin.
Ben telaşlı ve kaygılı; O şefkatli ve yatıştırıcı.
“Birazdan toplarım kendimi” dediğinde
binlerce yıldız beliriyor, gözlerimin derinliğinde.

İkimizi sarıp sarmalayan kalbimizdeki
müzik, ayrılıklarda geçen gecelerin
uykusuz, yaralı havasını dağıtıyor
ve birbirimize binlerce yalan söylüyoruz;
tutamadığımız ve tutamayacağımız.

Yüzüne söylüyorum;sinirleniyor,
itiraz ediyor, gene de bana yalan söylüyor.
Yemin ediyor, kalacağını söylüyor ama
sabah olduğunda gideceğini biliyorum.
Bakır mavisi gözleri ay yüzüne yansıyor.

Ben sarhoş ve kızıl saçlarına vurgun.
“Seni seviyorum “ dediğimde,
kıpkırmızı dudağından dökülüyor sözleri:
“Belki bir süre görüşemeyiz ama
seni hep sevdiğimi bilmeni isterim.”

Ve ben her gece , yapayalnız gecelerimde
Gökyüzüne bakar, bakar ay yüzlü sevdamın
bana geri dönmesini beklerim.

15.05.2010 İstanbul
09.05.2011 İstanbul

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

DAYANIŞMA

Dayan dostum!
Daya sırtını can bildiğin dostuna.
Yalnızlık tutsakları gibi yas tutma.
Emeğinle bilincini tazele,
Sadece kendini düşünme.
Bir kabus gibi karanlıklar çöker
Başını dik tutmayı unutursan.
Bir dostun gerçek ise,
Diğer dostun bilimdir.Unutma!

Dayan dostum!
Yalnızlığa kendini kapatma.
Yüreğindeki dereler akmaz olur,
Ay bulutun ardından çıkmaz olur,
ve yaşananlar biter, zaman durur.
Dayanışma tuzla buz olur.
Gerektiğinde ölüm karşısında
Bir an bile tereddüt edersen ,
Bayrağı yere düşürürsün.Unutma!

04.11.2000 İstanbul
09.05.2011 İstanbul

Politik şiirler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

ÜRETİMİN MUTLULUK SESİ

Kafa emekçisinin sayısal verileri,
Kol emekçisinin bilek gücü, alın teri
Üretimin tıkır tıkır doğuran mutluluk sesi
Değişimin bağıra bağıra gelen müjdesi.

Çözümü ertelemek mümkün mü, yıllarca?
Bilinçlere yerleşen artı değer paylaşımını
Unutturmak mümkün mü, emekçi sınıflara?
Üretip paylaşarak mutlu olmanın sevdasını.

Sanatkarın bitmek tükenmez yaratıcılığı,
Bilim insanının yaşamsal vefakarlığı,
Emekçilerin üretken, toplumsal fedakarlığı,
Dünyayı yaşanılır kılan üretimin mutlak varlığı.

09.05.2011 İstanbul

Politik şiirler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

ŞEHNAZ LONGA

Mızrap savrulur pirinç tellere,
Tambur raks eder gönüllerde,
Havayı saran Şehnaz Longa’dır,
Kanun mest olur gönül çelen dizlerde.

Gönül bir;hercai gönüller diz dize.
Havayı kaplar ansızın segah sesler.
Gönüllerde çalınan Şehnaz Longa’dır,
Raks meclisinde rakseder güzeller.

Kemana aşkın hesabı sorulmaz.
Aşk yuvası , dost sofrası
Delikanlıdır; yan bakılmaz.
Bestekar duyuşlar ansızın belirir.
Havada salınan Şehnaz Longa’dır.

Can dayanmaz, canan dayanmaz.
Gözler süzülür, mis kokulu eller sevilir.
Gönülleri bağlayan Şehnaz Longa’dır.
Gönül dayanmaz, yürek dayanmaz.
Geceyi gündüze bağlayan Şehnaz Longa’dır.

07.05.2011 İstanbul

Diğer şiirler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum

PARAMPARÇA

Bir bütündük yaşam kavgasında.
Devinimli zamanlarımızın
Direnme hattındaki aşkımıza ne oldu?
Hatırlarsın. Her anımızda,
Aşkımızın topraktan daha kalıcı,
Daha doğurgan olmasını dilerdik.
Yeşermedi, toprağa attığımız tohumlar
ve Ansızın yağan yağmurda,
Çürüdü gitti yetim kalan anılar.
Şimdi, kalbimiz paramparça
ve Sevdamızı savunduğumuz
Soluksuz yaşantımız binbir parça.
Gecelerde paylaştığımız anılarsa
Yıldızların ötesindeki uzaklıkta.

02.05.1997 İstanbul
07.05.2011 İstanbul

Fotoğraf : Çetin Bayramoğlu

Sevda şiirleri içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

SEN , BEN idin


Benim için sen vardın;
Güneş kadar sıcak,
Işık kadar parlaktın.

Özünü sevdim.
Tanıdım sıcaklığını,
Yaşadım sevgini.

Sözünü , sözüm bildim.
Sen , Ben’im için Sen’din;
Deniz kadar derin,
Kaya kadar gerçektin.
Kendinde olan değil,
Ben idin.

Elimde elin,
Gözümde gözüm,
Dudağımda dudağımdın.
Tereddütüm değil,
Gerçeğimdin.

04.05.2011 İstanbul

Çalışma :Cenan Bayramoğlu

Felsefi şiirler içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ne Arıyordun?

DSC_0116

Önce Ben vardım.
Bir gün Sana rastladım,
Düşlerimde Sen’de yer aldın.
Bilincim Sen’le Ben oldu.

Düşlerimde ne arıyordun?

Sen’siz bir hiç oldum.
Ben Sen’le bütünleştim.
Evrende yaşantım
Sen’le yaşanılır oldu

Gözlerimde ne arıyordun?

Bilimden uzaklaştıkça maddeyi;
Sevginden yoksunlaştıkça Sen’i
Kaybettiğimi anladım .
Herşey geç oldu.

Kalbimde ne arıyordun?

04.05.2011 İstanbul

Felsefi şiirler içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum